Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

23 Kasım 2012 Cuma

İSTANBUL GALATA PORT PROJESİ


İSTANBUL
GALATA PORT PROJESİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ




Engin ALGÜL
TMMOB Makine Mühendisleri Odası
İstanbul Şubesi 13. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı
İBB Teknik İşler (E) Müdürü




1.GALATA PORT PROJESİ NEDİR:

İstanbul'un "kimliğini" oluşturan,  tarihsel görünümünün en önemli mekânlarından olan Karaköy Meydanı’ndan Tophane, Salıpazarı ‘na kadar ki 1200 metrelik sahil şeridinde yer alan mevcut yapılaşmanın yıkılıp yerine dev alışveriş merkezleri ve 5 yıldızlı oteller yapılarak, kurvaziyer limanı ile birlikte 49 yıllığına iş Çevrelerine verilecek projenin adıdır.


Proje; Türkiye Denizcilik İşletmesi A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından,                “İstanbul Salıpazarı-Karaköy Kurvaziyer Liman Turizm Ticaret Kompleksi’nin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yapım İşletim ve Devri” işi adı altında, kapalı teklif usulü ile ihaleye çıkarıldı.
İsrailli işadamı Sami Ofer ile işadamı Mehmet Kutman'ın ortaklığındaki Royal Caribbean konsorsiyumu, 16 Eylül 2005 tarihinde 3 milyar 538 milyon Euro ‘lük en yüksek teklifiyle ihaleyi kazandı.
Özelleştirme idaresi tarafından Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketleri Genel Müdürlüğü’nün açtığı ihalenin onaylanarak Yüksek Planlama Kurulu’na gelmiştir.
  
TMMOB İstanbul Şehir Plancıları Odası’nın İstanbul Beyoğlu, Salıpazarı bölgesinde kurvaziyer yat limanı yapımına ilişkin 1/1000'lik ve 1/5000'lik imar planındaki değişikliği onaylayan Kültür ve Turizm Bakanlığı işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması için açılan dava açtı.  
Danıştay 6. Dairesi, Global-Ofer Global-Ofer ortaklığının kazandığı ve Galata port Projesi olarak bilinen İstanbul Beyoğlu, Salıpazarı bölgesinde kurvaziyer yat limanı yapımına ilişkin imar planına onay veren Kültür ve Turizm Bakanlığı işleminin yürütmesini oybirliği ile durdurdu.
Kararda, Galata port olarak bilinen projenin hayata geçirilmesi için imar planında değişiklik yapıldığı ve değişikliğin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca onaylandığı anımsatıldı. İmar planının dayandığı yönetmeliğin Danıştay tarafından daha önce iptal edildiğinin anımsatıldığı kararda, iptal edilen bir yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmış imar planının değiştirilemeyeceği kaydedildi.
Kararda, yürütmeyi durdurmanın ikinci gerekçesi ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yetkisizliğine dayandırıldı. Bakanlığın, limanın yapımı için imar planındaki değişikliği onaylama yetkisi bulunmadığı vurgulandı. 

2.GALATA PORT PROJESİNİN KAMUOYUNDA Kİ YANSIMASI:

Kamuoyunda sıkça yer bulmuş bu proje zaman zaman ciddi tartışma konusu da olmuş hatta “hükümeti yüce divana götürebilecek kadar büyük bir olay” olarak da sıkça dile getirilmiştir.  .
Üzerinde sıkça tartışılan bu proje bazen de Kuşadası Liman İhalesi ve Tüpraş’ın %14’79 lık hisse satışı ile beraber anılmış, mevzuat değişikliklerinin sadece Galata port ihalesi önündeki engelleri aşmak için yapıldığı iddiası ile perçinleşerek çok ciddi eleştiri konusu olmuştur.
Başka bir tartışma konusu ise Galata port İhalesini kazan Oferlerin ödeme planı ile ilgilidir. Ödeme planı ilginçtir, çünkü 3,8 Milyar Euro ‘lük ödeme planına bakıldığı ve Türkiye’nin dış borcu faizi ile hesaplandığında bu değer sadece görünürde kalıyor.
Türkiye Denizcilik İşletmesi A.Ş. Genel Müdürlüğü’nden İhale İlanı; “İstanbul Salıpazarı-Karaköy Kurvaziyer Liman Turizm Ticaret Kompleksi’nin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yapım İşletim ve Devri” işi kapalı teklif usulü ile ihale edilecektir.” Şeklindedir.
Gerçek değer sadece 200 Milyon Euro’ya denk geliyor. İlk 3 yılda ödenecek miktar yaklaşık 25 Milyon Euro’dur. Bu ödeme belki mazur karşılanabilir, çünkü bu 3 yıllık süre yatırım süresinde ödenecek meblağdır. Ancak ödeme planının devamı ilginçtir:
(Bkz: ödeme planı ile ilgili sabah gazetesinin 20.09.2005 tarihli haberi  http://www.sabah.com.tr/2005/09/20/eko101.html )
10 yılda ödenecek miktar 36,6 Milyon Euro. Yılda 400 Milyon Euro gelir sağlayacağı düşünüldüğünde, 3,8 Milyar Euro’yu 12 yılda çıkarıyor.
Teklif bugün peşin ödenecek değer üzerinden 200 Milyon Euro’ya denk düşüyor. Yani Oferlerin Tüpraş kadar para verdik sözü bir mana ifade etmiyor. Hatırlanacak olursa Tüpraş’a da 4,1 Milyar Euro verdiklerini söyleniyordu.
İlk 3 yılda 875 Bin Euro, 4.yıl 3,5 milyon Euro ile devam eden ödemelere, 5. yıldan sonra %10.75 faiz uygulanacak. Bu hesaba göre ilk 10 yılda 29,4 Milyon Euro ödenmiş olacak.
Offerler için yatırım dönemi hariç gelir 2,1 Milyar Euro oluyor bu şartlarda. Ancak yatırım döneminde de limanın işletmesi devam edeceğinden ve bunu ihaleyi alan şirket yapacağından burada yatırım döneminde de artı bir gelirden bahsetmek mümkün.
40 yılda borcun %40’ı ödenmiş oluyor.
153 Milyon Euro olan 40. yıl taksiti 49. yılda 346,3 Milyon Euro oluyor. 40-49. yıllar arasında ödenecek miktar 2,1 Milyar Euro oluyor.
İlk 15 yılda 15 yılda ihaleyi alan firma 3,5 Milyar Euro olan teklif bedelinin tamamını çıkarmış olacak ve geriye kalan 34 yıllık sürede elde edilen kar firmanın kasanına girecek.500 Milyon Euro’ya mal edilecek olan proje 49 yıl sonunda 5 Milyar Euro net kar ile sonuçlanacak.
Kaynak: Mehmet Selim KAYMAK  / A.Ü. SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ 
 

3. GALATA PORT PROJESİ NİN SON DURUMU:

Altı yıl önce ihalesi iptal edilen Galata port Projesi için, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yeni bir proje hazırlattı. Proje, Kültür Varlıkları Koruma Kurulu'ndan geçti. Özelleştirme Yüksek Kurulu yeni imar planını onaylandı ve karar Resmi Gazete ‘de yayımlandı.
Özelleştirme Yüksek Kurulu, onayladığı imar planını bilgi ve gereği için İstanbul Büyükşehir ile Beyoğlu Belediye Başkanlıklarına gönderdi.
 Proje ile ilgili plan belgelerine göre, tescilli binalar yıkılmadan restore edilecek. Tescilli olmayanlar ise depreme dayanıklı olmadıkları için yıkılıp yerlerine modern yapılar dikilecek. Yeni yapıların yüksekliği proje bölgesinde bulunan tarihi Mimar Sinan Üniversitesi binasının yüksekliğini, yani 21,5 metreyi aşmayacak.  Yüzde 14'lük kısmı yeşil alan olarak düzenlenecek.
İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, mülkiyeti Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne ait 112 bin 147 metrekare yüzölçümlü alanın, Salıpazarı Kurvaziyer Limanı, Terminal alanında yolcu bekleme salonu, gümrüksüz alışveriş alanları konaklama ve dinlenme tesislerini kapsayan turizm merkezi de yer alacak. Ticaret alanında ise alışveriş merkezleri, yeme içme alanları, ofisler, ticaret üniteleri ve Kültürel tesis alanında ise müze, sergi sarayı, fuar alanları, tiyatro ve sinema salonları ile toplantı salonlarının yer alması planlanıyor.

4. PROJE NEDEN OLUMSUZDUR :

·      Proje;  Anayasa ve Kıyı Yasasına aykırıdır. “Anayasa’ya göre kıyılar kamunun kullanımına açıktır ve devletin tasarrufu altındadır. Kıyı kanunu da ‘kıyıda hiçbir yapı yapılamaz, kıyı halka kapatılamaz’ diyor. Bunun tek istisnası, kıyıdan başka yere yapılamayacak olan binalar; liman, iskele, çekek yerleri, marinalar gibi.                       Kanun bunlarında nasıl yapılabileceğini düzenliyor. Bunların amacı, kıyıların yapılaşmadan uzak tutulmasının sağlamaktır.                                                           
Anayasa’nın kamu yararını düzenleyen maddelerinden 43. madde, “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir” diyor.
“Dolayısıyla, gerçekleştirilmek istenen proje; Anayasa ve Kıyı Kanunun ilgili hükümlerine aykırıdır.   
 Ayrıca, Galata limanı zaten denizden doldurularak elde edilmiş dolgu alanlarıdır. Kanuna göre dolgu alanlarında sabit yapı yapılamaz. “
·      Proje; eşitlik ilkelerine aykırılık doğuracaktır. Bölge turizm merkezi haline geldiğinde, sadece burayı kullananlar girebilecek. Parasını veren kullanabilecek. Bu da Anayasa nın eşitlik ilkesine aykırılık doğuracaktır.
·        Bu proje ile İstanbul'un Eminönü - Karaköy bölgesinin tarihi görünümü, sonsuza dek yok olacak. Tarihi görünümün yerini, 1200 m. sahil şeridi boyunca, kentsel tarihi ve doğal dokuya uygun olmayan çelik, cam, vb. yapı malzemelerinden müteşekkil, estetikten yoksun görünümlü dev alışveriş merkezleri ve oteller inşa edilecektir. Yeniden düzenlenecek olan binalarda hiç bir tarihi doku uyumu aranmayacak.   
·      Kent-kıyı ilişkisini yok olacaktır. Bu proje; "liman" adı altında dev alışveriş merkezleri ve oteller inşa edilmesi projesidir.  Karaköy'den Salı Pazarı ve Tophane'ye kadar 1200 metre boyunca, İnsan ile deniz arası, baştanbaşa yüksek binalar ve dev gemiler ile kapanacaktır.
·      Galata'ya demirleyen gemilerin kent silueti açısından değerlendirilmesi düşünmemiz gerekir. Bu gemiler Tarihi Yarımada'nın göbeğinde yükselen 15-20 katlı birer bina gibiler. Bunlar set oluşturacak şekilde sıra sıra demirleniyorlar ve aslında tarihi İstanbul'un göbeğinde geçici ama sürekli bir set oluşturuyor. Bu durum, Galata'nın, gemiyle seyahat turizmi için uygun bir yer olmadığını da gösteriyor. Sahile erişim engelleniyor, manzara sınırlanıyor, siluet bozuluyor. Bir 'dünya kentinde' turistler illa ki seyahat gemileriyle kentin göbeğine inmek zorunda değildir. Bunun için farklı uygulamalar geliştirilebilir.  
·      Şu an ki liman dolayısıyla bölgede çalışan insan sayısı belli. Alışveriş merkezi olduğunda, turistik merkez olduğunda, bu sayı en azından üçe dörde katlanacak. Çalışanların servislerini de koyarsanız; çekim merkezi de olacağı için ziyaretçi sayısı da kat kat artacak. Hali hazırda yetmeyen ulaşım altyapısı hiç yetmeyecektir.
·      “Elektrik, su, kanalizasyon alt yapısının da; ziyaretçi sayısı, şimdikinin 10-15 katı olduğunda yetmeyeceği aşikârdır.
·      Galata port gibi bir projenin; yukarda belirtilen vb. nedenlerle birçok alternatif maliyet getireceğini, bunların da devlet ya da belediye tarafından karşılanacak, dolayısıyla para halkın cebinden çıkacaktır Projenin uygulanması sonrasında; bölgenin hem ulaşım altyapısının hem de elektrik, su ve kanalizasyon olarak teknik altyapısının bu yatırımı kaldıracak kapasitede olmaması nedeniyle yeniden elden geçirilmesi gerekecek ve bu işleminde belediye veya kamu eliyle gerçekleştirilecek olması nedeniyle, maliyetinin kamuya yükleneceği dolayısıyla yatırımcı aslında halkın parası ile desteklenecektir.

Son Söz; Proje, uygulama kararları verilmeden önce mutlaka bir kez daha, demokratik katılım anlayışıyla, kent halkının, ilgili bilimsel çevre ve meslek odalarının, konuya ilişkin görüşlerinin alınarak değerlendirilmelidir